acibe


acibe
is., esk., Ar. ˁacībe
Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • acîbe — (A.) [ ﻪﺒﻴﺠﻋ ] şaşılacak şey …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • ACÎBE — Alışılmış surette olmayan. Çok hârika. Acib ve garip, hayret verici, şaşılacak şey …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ACİBE-İ HİLKAT — Her zaman yaratılan şekilden farklı olarak yaratılmış olan. (Meselâ: Normalinden çok fazla büyük cüsseli veya üç ayaklı olmak gibi …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • Turkish literature — A page from the Dîvân ı Fuzûlî, the collected poems of the 16th century Ottoman poet Fuzûlî …   Wikipedia

  • Abdurrahman Hibri — (* im Mai 1604 in Edirne; † 1658 oder 1659 ebenda) war ein osmanischer Dichter und Historiograph. Sein Hauptwerk Enısü l Müsamirın (dt. “Der Freund der abendlichen Unterhaltungen”) ist eine historische, topographische und biographische… …   Deutsch Wikipedia

  • KÜREYVAT-I BEYZA — Kandaki beyaz renkte ve çok küçük kürecikler. Kan ve lenf gibi vücud mâyilerinde bulunan çekirdekli ve yuvarlak hücreler. Kırmızı küreciklere nisbetle azdırlar. Vazifeleri hastalık gibi düşmanlara karşı asker gibi müdafaadır. Ne zaman müdafaaya… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MESİH — Mesh olunmuş. Başka bir şekle, hayvan kılığına girmiş. * Şuurunu kaybedecek hale gelen. Sarhoş ve şuursuz. * Acibe. Garibe. * Güzelliği olmayan. * Tuzsuz ve tatsız yemek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük


Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.