kansız cansız

sf.
Kanı az olan, zayıf, bitkin (kimse)

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • cansız — sf. 1) Canını yitirmiş, ölmüş Cansız bir kuş. 2) Canlı olmayan (varlık), camit 3) zf., mec. Güçsüz, mecalsiz bir biçimde Nil in deminden beri avucumun içinde cansız duran eli kımıldadı, parmaklarımı sıkıyor. R. H. Karay 4) mec. İlgi uyandırmayan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kansız — sf. 1) Kanı olmayan 2) Kan dökmeden yapılan Kansız ihtilal. 3) tıp Kanı az olan, çok kan kaybetmiş olan, anemik 4) mec. Duygusuz ve korkak Birleşik Sözler kansız ameliyat kansız cansız …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.