istek

is., -ği
1) Bir şeye duyulan eğilim, arzu, şevk

Yanıma yaklaşan gölge, o eski şarkıyı gerçek bir istekle tekrarlıyordu.

- Ç. Altan
2) Yerine getirilmesi başkasından istenilen şey, talep

Bu adamın istekleri bitmiyor.

3) dbl. İstek ve niyet kavramı veren isteme kipi

Göreyim, göresin, göre.

4) ruh b. Belirli bir gereksinimi karşılayacağı düşünülen nesne veya duruma karşı duyulan özlem, arzu
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • ìstek — m 〈N mn eci〉 trenutak kad istječe, kad dospijeva rok [do ∼a roka; do ∼a ugovora] …   Veliki rječnik hrvatskoga jezika

  • istek — ìstek m <N mn eci> DEFINICIJA trenutak kad istječe, kad dospijeva rok [do isteka roka; do isteka ugovora] ETIMOLOGIJA vidi isteći …   Hrvatski jezični portal

  • istek — istek; ara;tırma I, 120 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • İŞTEK — f. Çocuk kundağı …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • istek kopmak — istek gelmek, I, 120 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • istek duymak — bir şeye karşı eğilim duymak, arzulamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • istek uyandırmak — istemesine, arzu duymasına yol açmak İnsanda ille de saçını, yanağını okşamak isteğini uyandıran güzel kız çocuklarını andırırdı. N. Cumalı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • doyuma ulaşmak — istek ve gereksinimlerinin en üst düzeyini elde etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • içi çekmek — istek duymak Arsız bir tabiatım var. Ne görsem içim çeker. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gönlü varmamak — istek duymamak, istememek, çekinmek Birkaç gece evvel gelip de bir şey soracaktım, rahatsız etmeye gönlüm varmadı. P. Safa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.