ilişmek

-e
1) Bir şeye hafifçe dokunmak, takılmak

Elim çiçeklere ilişti, vazo devrildi.

2) Elini sürmek, dokunmak

Bir sancılı yerine dokunmuşum gibi ıstırapla: -Bırak, ilişme, diye inledi.

- F. R. Atay
3) Bir şeyin kenarına kısa bir süre için oturmak

Sonra gene usulca hastanın karyolasına yandan ilişerek oturdu.

- N. Cumalı
4) Karışmak, rahat vermemek, müdahale etmek

Köylüler, vakfedilmiş bir hayvanın işte kullanılıp kullanılmayacağından şüphe ediyorlar, boz eşeğe ilişmiyorlardı.

- R. H. Karay
5) mec. Değinmek, sözünü etmek

O konuya hiç ilişmedik.

6) hlk. Şaka etmek

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • ilişmek — birbirine ilişmek; çatışmak; asmakta yardım ve yarış etmek I, 188, 190bkz: ılışmak …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • ilişmek — bend, peyvend olmak, bağlanmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gözü ilişmek — birdenbire veya istemeden görmek Demin şu pencereden gözüm denize ilişince kendimi Roma ya giden bir vapurda sandım. P. Safa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gözüne ilişmek — (bir şey) bir şeyi birdenbire, istemeden görmek ... gene etrafıma, pencere ve kapı aralıklarına bakıyorum. Nihayet iskarpinlerim gözüme ilişiyor. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ılınmak — ilişmek, tutulmak, uğramak, takılmak I, 204; II, 288; III, 358bkz: ilinmek …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • ilmek — ilişmek I, 169 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • göz — is., anat. 1) Görme organı 2) Bazı deyimlerde, görme ve bakma Gözden geçirmek. Gözden kaybolmak. Göz önünde. Gözü keskin. 3) Bakış, görüş Bu sefer alacaklı gözüyle baktım. 4) Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak Asıl felaket bu pınara sırt… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ilişme — is. İlişmek işi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • arız olmak — 1) bulaşmak, ilişmek Sana son zamanlarda bir dalgınlık arız oldu, farkında mısın, bilmem. A. İlhan 2) sonradan ortaya çıkmak Zaten aylardan beri yüreğine dertler, endişeler içinde garip bir baygınlık arız oluyor, yüreğinde bir erime, bir tükenme… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bana dokunmayan (veya beni sokmayan) yılan bin yaşasın — birçok kimse, kendilerine kötülüğü dokunmayan kişiye ilişmek istemez anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.