acımasızlık


acımasızlık
is., -ğı
Acımaz olma durumu, merhametsizlik, zulüm

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • gadir — is., dri, esk., Ar. ġadr 1) Haksızlık etme, zarar verme 2) Acımasızlık, merhametsizlik, kıygı Birleşik Sözler gadretmek gadrolmak gadrolunmak Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller gadre uğramak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gâvurluk — is., ğu 1) Gâvur olma durumu, dinsizlik 2) mec. Acımasızlık, insafsızlık, gaddarlık Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller gâvurluk etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kalpsizlik — is., ği Katı yüreklilik, acımasızlık, duygusuzluk, merhametsizlik …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • merhametsizlik — is., ği Acımasız olma durumu, acımasızlık, kalpsizlik …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • taş yüreklilik — is., ği Taş yürekli olma durumu, acımasızlık Kadın ağzını açmış, gözünü yummuş, ne nankörlüğünü ne taş yürekliliğini bırakmıştı. H. E. Adıvar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • zulüm — is., lmü, Ar. ẓulm Güçlü bir kimsenin yasaya veya vicdana aykırı olarak başkasını uğrattığı kötü durum, kıygı, acımasızlık, haksızlık, eziyet, cefa Nöbetçinin siyah süngüsü zorbalığın ve zulmün bir timsali gibi gözlerimin önünden geçiyordu. H. C …   Çağatay Osmanlı Sözlük


Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.