acımak

1. -e
1) Başkasının uğradığı veya uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek

Yarını ne olacak dünyamızın / Biz yaşımızı başımızı aldık / Allah çocuklarımıza acısın.

- C. S. Tarancı
2) Merhamet etmek
2. nsz
Acılı, ağrılı olmak

Şaşkınlığından bir kestane yığınına çarptı, canı acıyordu.

- S. F. Abasıyanık
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller
3. nsz
Tadı acı duruma gelmek, acılaşmak

Yağ acıdı.


Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • açımak — ekşimek, (yara, vücut) ac ımak III, 252 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • canı acımak — 1) çarpma, vurma vb. sonucu acı duymak 2) üzülmek, rahatsız olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • merhamet etmek — acımak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • insaf etmek — acımak, hakkını tanımak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • teessüf etmek — acımak, üzülmek, yerinmek, yazıklanmak İdraksiz, şuursuz geçen günlerimiz için teessüfler edeceksiniz. Ö. Seyfettin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağrımak — acımak, muztarib olmak, derd u renc çekmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • awa — acımak bildiren bir kelime I, 89 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • esirgemek — acımak, eseflenmek I, 306 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • sızlamak — açımak, ağrımak …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • terahhum — (A.) [ ﻢﺣﺮﺕ ] acıma, merhamet etme. ♦ terahhum etmek acımak, merhamet etmek. ♦ terahhum kılmak acımak, merhamet etmek …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.