ışık ışını

is., fiz.
Yayılan ışığın izlediği doğru

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • ışık — is., ğı 1) Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk Okuyabilmek için kapıdaki ışık yeterli değildi. H. E. Adıvar 2) Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç Buraya bir ışık getirin. 3) Elektrik On ikide… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • lazer ışını — is. Tıpta, haberleşmede ve sanayide kullanılan çok kuvvetli ve toplu ışık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ışın — is., fiz. 1) Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılıp giden ışık demeti, şua 2) Işınetkin özdeklerin saçtıkları alfa, beta, gama ışınlarından her biri 3) mat. Bir noktadan çıkıp sonsuza giden yarım doğrulardan her biri Birleşik Sözler ışın… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gelen — sf. 1) Gelme işini yapan (kimse veya nesne) 2) fiz. Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın) Birleşik Sözler gelen geçen gelen giden ileri gelen Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller gelen ağam giden …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • lazer — is., fiz., Fr. laser Çok güçlü pırıltılar oluşturan, değişik alanlarda kullanılan ışık kaynağı Birleşik Sözler lazer ışını …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.