ısınmak

nsz
1) Sıcak duruma gelmek

Havalar ısınınca bizim ahbaplar ayaklandılar.

- B. Felek
2) Üşümesini gidermek

Hele işini biraz bırak da şöyle sobanın yanına otur, biraz ısın, dinlen...

- R. H. Karay
3) mec. Yadırgamaz olmak, hoşlanır olmak, alışmak, benimsemek

Bunca çabamıza karşın halkımızın Batı müziğine ısınamadığını söyledi.

- N. Cumalı
4) mec. Var olan gerginlik sona ermek

Çaylar dağıldıktan sonra ortalık oldukça ısındı.

- H. E. Adıvar

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • ısınmak — ısınmak; sevmek I, 201, 202bkz:isinmek …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • iliği kemiği ısınmak — üşümüşken vücudu iyi bir biçimde ısınmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • içi ısınmak — hoşlanmak, sevmek Uzun yıllar içim ısınmadı ona. Y. Z. Ortaç …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kanı ısınmak — birine karşı yakınlık duymak Kanları çabuk ısındı birbirine. N. Cumalı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • suyu ısınmak (veya kaynamak) — tkz. işbaşından uzaklaştırılması yaklaşmak veya gelmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • öğür olmak — ısınmak …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • isinmek — ısınmak; sevmek I, 201, 202bkz: ısınmak …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • ısışmak — ısınmak, bir nesnenln bütün parçaları arasına sıcaklık yayılmak, I, 185bkz: isişmek …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • isimek — ısınmak III, 253 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • isişmek — ısınmak, bir nesnenin bütün parçaları arasına sıcaklık yayılmak I, 185bkz: ısışmak …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.