horoz

is., hay. b., Far. ḫorūs
1) Tavukgillerden, tavuğun erkeği olan kümes hayvanı

Denizli horozu.

2) Ateşli silahlarda çakmak taşına veya merminin kapsülüne vurmaya yarayan metal parça

Çifteler dolduruldu, horozlar çekildi, iki el silah atıldı.

- O. V. Kanık
3) Kapı zembereğinin mandalı
4) mec. Kabadayı erkek
Birleşik Sözler
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • horoz — hȍrōz m DEFINICIJA reg. 1. pijetao, kokot 2. (ob. ȍroz) dio na lovačkim i puškama kremenjačama ONOMASTIKA pr. (nadimačko): Hȍrozović (Banovina), usp. Pivac ETIMOLOGIJA tur. ← perz. ḫurūs …   Hrvatski jezični portal

  • horoz akıllı — sf., şaka Akılsız, horoz kafalı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • horoz kafalı — is., şaka Horoz akıllı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • horoz şekeri — is. Çeşitli renklerde yapılmış, ince tahta çubuğa takılıp satılan horoz biçiminde şeker …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • horoz ağırlık — is., ğı, sp. Hafif sıklet …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • horoz dövüşü — is. 1) Özel olarak yetiştirilmiş iki horozun eğlence ve yarışma amacıyla dövüştürülmesi 2) sp. İki kişinin çömelerek elleriyle birbirlerini itmeleri …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • horoz fasulyesi — is., bit. b. Bir tür fasulye …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • horoz ibiği — is. Horozun tepesinde bulunan etli kırmızı kısım …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • horoz mantarı — is., bit. b. Yenilebilen bir cins mantar (Cantherellus cibarius) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • horoz sıklet — is., sp. Hafif sıklet …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.