acılaşmak


acılaşmak
nsz
1) Tadı bozulmak, acı olmak

Yağ acılaştı.

2) Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek
3) mec. Dokunaklı duruma gelmek

Sesi gerçekten acılaşmıştı.

4) mec. Konuşma kırıcı, sert bir durum almak

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • acılanmak — nsz 1) Tadı acı olmak, acılaşmak Ağzım acılandı. 2) le, mec. Acılı durumda olmak, üzüntüye kapılmak, üzülmek Yunus Emre insanların acılarıyla acılanan insandır. N. Araz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • acılaşıvermek — nsz Çabucak acılaşmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • acılaşma — is. Acılaşmak işi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • acımak — 1. e 1) Başkasının uğradığı veya uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek Yarını ne olacak dünyamızın / Biz yaşımızı başımızı aldık / Allah çocuklarımıza acısın. C. S. Tarancı 2) Merhamet etmek 2. nsz Acılı, ağrılı olmak Şaşkınlığından bir kestane… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • zakkumlaşmak — nsz Acılaşmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağzı çiriş çanağına dönmek — ağzı kuruyup acılaşmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açıgsımak — ekşimek, acılaşmak I, 282 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • açışmak — açmakta yardım ve yarış etmek I, 180 ekşimek, acılaşmak I, 180 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini


Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.