hayvan

is., Ar. ḥayvān
1) Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık

İnce ruhlu insanlar gibi Atatürk de hayvanları severdi.

- F. R. Atay
2) sf., mec. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse)
3) hkr. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz
4) hlk. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık

Zavallı hayvan bir saattir yüz okkadan fazla bir yükü sürüklüyordu.

- Ö. Seyfettin
Birleşik Sözler
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • hayvan — (A.) [ ناﻮﻴﺣ ] 1. canlı. 2. hayvan …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • HAYVAN — Canlı şey, insanla beraber her canlı. * İnsan olmayan idraksiz canlı yaratık. * Yük kaldıran, araba çeken ve binilen hayvan, beygir, katır v.s. * Mc: Akılsız ve idraksız insan, ahmak. (Aslı Hayevan dır …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • hayvan bilimci — is. Hayvan bilimi uzmanı, zoolog …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hayvan koklaşa koklaşa, insan konuşa konuşa — insan konuşa konuşa, hayvan koklaşa koklaşa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HAYVAN-I BERRÎ — Karada yaşayan hayvan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HAYVAN-I NÂTIK — Konuşan hayvan. (İnsan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • hayvan bilimi — is. Biyolojinin, hayvanların yapı, görev, davranış ve sınıflandırmaları, yeryüzündeki dağılışlarıyla uğraşan bilim dalı, hayvanlar bilimi, zooloji …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hayvan kömürü — is. Kan ve kemik gibi organik maddelerden yapılıp hekimlikte kullanılan kömür …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hayvan gibi — 1) hayvana benzer biçimde 2) iri yarı 3) mec. akılsız, duygusuz, kaba …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • vahşi hayvan — is. Ehlîleştirilmemiş hayvan, yabani hayvan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.