hayal meyal

sf.
1) Belli belirsiz, açık seçik olmayan

Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız / Hatırası bile yabancı gelir.

- C. S. Tarancı
2) zf. Belli belirsiz, açık seçik olmayan bir biçimde

Uçaktan korkmanın utanılacak bir şey olduğunu hayal meyal duyuyordu.

- B. R. Eyuboğlu

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • hayal — is., li, Ar. ḫayāl 1) Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, düş, imge, hülya Mustafa Kemal hayallerin değil, hakikatlerin adamı idi. F. R. Atay 2) Belli belirsiz görülen şey, gölge 3) fiz. Görüntü İnsanın aynadaki hayali …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • heykel — is., Ar. heykel Taş, tunç, bakır, kil, alçı vb. maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğrulup pişirilerek biçimlendirilen eser, yontu, statü Harabenin ortasında bir Afrodit heykeli bulunduğunu hayal meyal hatırlıyor. R. H. Karay Birleşik …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tespit etmek — 1) bir şeyi sağlam bir biçimde yerleştirmek, oynamaz duruma getirmek 2) bir durumu kuşkuya düşürmeyecek biçimde göstermek Hayal meyal seçtiklerini isabetle tespit edemezler. A. Ş. Hisar 3) belirlemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.