hararet

is., Ar. ḥarāret
1) Sıcaklık

Odanın harareti.

2) Susama, susuzluk

Çay, harareti giderir.

3) mec. Coşkunluk, ateşlilik

Onu bileğinden tutup çekerek hararetle kucaklamak ister gibi yaptı,

- P. Safa
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • harâret — (A.) [ تراﺮﺣ ] 1. sıcaklık …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • HARARET — Sıcaklık …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • hararet — sıkıntı basması,sıcak gelmesi …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • HARARET-İ GARÎZİYE — Vücudun normal harareti HARARET İ GARİZİYYENİN İL İnsanda şehvanî ve nefsanî hislerin galeyanda olduğu devresi …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • hararet basmak — 1) çok susamak 2) vücut ısısı artmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hararet kesmek (veya söndürmek) — susuzluğu gidermek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hararet vermek — susatmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HARARET-BİN — f. Termometre. Sıcaklık derecesini gösteren âlet …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HARARET-İ HEVÂ — Havanın harareti. Havanın sıcaklığı …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • karpuz kesmekle hararet sönmez — size kötülük yapmış olan bir kimseden başkasına zarar vermekle o kimseden öç almış olmazsınız …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.