acıklı


acıklı
sf.
1) Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun

İçeriden ince iniltilerle karışık acıklı bir uğultu çıkıyordu.

- Ö. Seyfettin
2) Acı görmüş, yaslı, kederli

Kendimi bu acı ve acıklı kitlenin bir parçası gibi hissediyordum.

- H. E. Adıvar
Birleşik Sözler
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • acıklı komedi — is., tiy. Eğlendirici olmayı amaçlamayan, dramatik yönü ağır basan, duygusal bir oyun türü …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • acıklı başta akıl olmaz — büyük sıkıntılar içinde bulunanlar mantık dışı işler yapabilirler anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ciğerini delmek — acıklı bir durum, kişiye dayanılmaz bir üzüntü vermek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • içi dayanmamak — acıklı bir durumu kaldıramamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HANİN-İ HAZİN — Acıklı sızlanma …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MELULÂNE — Acıklı ve mahzun bir hâlde …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • DRAMATİK — yun. Drama benzer. Heyecan verici, acıklı. * Temsil yapılmak üzere yazılan heyecan verici veya acıklı tiyatro eseri. Acıklı olanına Trajedi, gülünç olanına da Komedi denir …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • dram — is., tiy., Fr. drame 1) Sahnede oynanmak için yazılmış oyun 2) Acıklı, üzüntülü olayları, bazen güldürücü yönlerini de katarak konu alan sahne oyunu veya televizyon filmi 3) Tiyatro edebiyatı 4) mec. Acıklı olay İhtiyarın ve umumiyetle insanın… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • feci — sf., Ar. fecīˁ Acıklı, çok acıklı, yürekler acısı, trajik İkimiz de feci bir akıbete doğru yuvarlanıyoruz. A. Gündüz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • GİRYE-FEŞAN — f. Acıklı acıklı ağlayan, gözyaşı saçan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük


Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.