gündüz gözüyle

zf.
Gündüzün, gündüz vakti, gün ışığında, her şeyin açık seçik görüldüğü saatlerde

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • gündüz — is. 1) Günün sabahtan akşama kadar süren aydınlık bölümü, gece karşıtı 2) zf. Gündüz vaktinde Gündüz çalışmalı, gece uyumalı. Birleşik Sözler gündüz feneri gündüz gösterimi gündüz gözüyle gündüzsefası …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • göz — is., anat. 1) Görme organı 2) Bazı deyimlerde, görme ve bakma Gözden geçirmek. Gözden kaybolmak. Göz önünde. Gözü keskin. 3) Bakış, görüş Bu sefer alacaklı gözüyle baktım. 4) Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak Asıl felaket bu pınara sırt… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • saymak — i, ar 1) Bir şeyin kaç tane olduğunu anlamak için bunları birer birer elden veya gözden geçirmek, sayısını bulmak Nara sormuşlar: Tanelerin kaç tane? Yiyenler saysın bana ne demiş. B. R. Eyuboğlu 2) Sayıları arka arkaya söylemek Birden ona kadar… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.