görüş açısı

is.
1) Bir şeyi görebilme alanı

Ondan evvel görüş açısı içine yandan giren bu uzun gölge bulanık bir karaltıdan ibaretti.

- P. Safa
2) Bakış açısı

Demek gerçekler, görüş açısına, çevrenin etki ve baskısına göre bambaşka biçimlere ve renklere giriyorlardı.

- H. E. Adıvar

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • görüş — is. 1) Gözle bir şeyi algılama yetisi 2) Cezaevi ve hastanede yapılan ziyaret 3) mec. Bir olay, varlık veya düşünce üzerinde varılan yargı, fikir 4) mec. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept Birleşik Sözler görüş açısı görüş ayrılığı görüş… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bakış açısı — is. Bir olay, konu veya düşünce incelenirken izlenen belirli yön, görüş açısı, açılım Bu üslubu ve bakış açısı yüzünden arka plana kaymış. T. Buğra …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • pencere açmak — görüş açısı kazandırmak Bir insana bir şey öğrettiğiniz, ona yeni bir pencere açtığınız zamanki o parlayan bakışlar var ya, hocanın en büyük mükâfatı budur. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açı — mat. 1) Birbirini kesen iki yüzey veya aynı noktadan çıkan iki yarım doğrunun oluşturduğu geometrik biçim, zaviye 2) mec. Görüş, bakım, yön, anlayış biçimi Bu röportajların özellikleri açı tazeliği, sunuş özelliği ve kıvrak mizahı idi. H. Taner… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • noktainazar — is., esk., Ar. nuḳṭa + naẓar Görüş, görüş açısı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bakımından — zf. 1) Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından ... bedenî ve ruhsal yetersizliği olanlar, çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar. Anayasa 2) e göre …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • boyut katmak — başka veya yeni bir görüş açısı vermek, genişlik, kapsam ve içerik kazandırmak Aylak kişiliğine tutarlı bir boyut katar. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • nokta-i nazar — [ ﺮﻈﻥ ءﻪﻄﻘﻥ ] görüş açısı, bakım …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • nokta-i nazar — görüş; bakış açısı …   Hukuk Sözlüğü

  • zaviye — is., esk., Ar. zāviyye 1) Köşe Dipteki zaviyeden içeriye doğru veranda şeklinde bir girinti yapıp salonun cumba köşesine dayanır. H. F. Ozansoy 2) din b. Küçük tekke 3) mec. Anlayış, görüş, bakış açısı Herkes etrafındakilere hususi bir zaviyeden …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.