görme engelli

sf.
Görme duyusu olmayan (kimse), görmez, gözsüz, kör, âmâ

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • görme — is. Görmek işi, rüyet Birleşik Sözler görme açısı görme engelli görme gözesi görme hücresi anadan görme sonradan görme …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • engelli — sf. 1) Engeli olan, mânialı 2) Vücudunda eksik veya kusuru olan Birleşik Sözler engelli koşu görme engelli konuşma engelli …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • görme engellilik — is., ği Görme engelli olma durumu, körlük, âmâlık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Philippe Streiff — Former F1 driver image size = 150 pixels = 150 Name = Philippe Streiff Nationality = flagicon|France French Years = 1984 1988 Team(s) = Renault, Ligier, Tyrrell, AGS Races = 54 (53 starts) Championships = 0 |Philippe Streiff Wins = 0 Podiums = 1… …   Wikipedia

  • âmâ — sf., Ar. aˁmā Görme engelli …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • görmez — sf. Görme engelli …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gözsüz — sf. 1) Gözü olmayan Gözsüz masa. 2) Görme engelli …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kör — sf., Far. kūr 1) Görme engelli Körü körüne duygululuk sanatçıyı da körün değneğiyle yolunu araması gibi zavallı duruma düşürür. N. Cumalı 2) Keskinliği yeterli olmayan Kör bıçak. Kör makas. 3) Az aydınlık veren Sahanlığın üstünde bir kör kandil… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • engellilik — is., ği Engelli olma durumu Birleşik Sözler görme engellilik …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.