gelme

is.
1) Gelmek işi
2) sf. Gelmiş olan

Avrupa'dan gelme bir televizyon.

3) sf. Yetişme

İyi aileden gelme çocuk.

4) fiz. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi
Birleşik Sözler

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • gelmė — gelmė̃ sf. (4) J 1. giluma, giliausia vieta, gilmė: Į gel̃mę leistis KI417. Nu kranto į gel̃mę šoka Sch238. Tamsios gelmės, baltos putos, ūžia vandenėlis (d.) Smn. Ir gelmė juos skubiai sugavo, ir vanduo juos nuskandino RBJdt9,7. Žemė, jos gelmės …   Dictionary of the Lithuanian Language

  • gelmė — gelmė̃ dkt. Čià pati̇̀ ùpės gelmė̃ …   Bendrinės lietuvių kalbos žodyno antraštynas

  • gidip gelme — is. Gidiş dönüş Kâğıthane ye gidip gelme için bu arabalara hücum ediyorlardı. O. C. Kaygılı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gel denilen yere gitmeye ar eyleme, gelme denilen yere gidip yerini dar eyleme — çağrıldığın yere gitmekten çekinme, gelme denilen yere de gitme, orada sana ilgi göstermezler anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sokaktan gelme — gezmeden gelme …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • bilmezlikten gelme — is. 1) Bilmiyor gibi davranma 2) ed. Bir anlam inceliği yaratmak için bildiği şeyi bilmez görünme sanatı, tecahülüarif …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gelmėlaivis — dkt …   Bendrinės lietuvių kalbos žodyno antraštynas

  • kelesi — gelme zamanı II, 69 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • kelgü — gelme zamanı, geliş, gelecek I, 119; II, 68 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • VUFUD — Gelme, geli …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.