gafil

sf., Ar. ġāfil
Aymaz

Ben gafil bir kız değilim.

- A. Gündüz
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • GAFİL — Dikkatsiz, iyi düşünmeyen, uyanık olmayan. Haberi olmayan, ihtiyatsız, başına geleceği önceden düşünmeyen. Allah ı unutan. Kendi gayr ı meşru zevkine dalan. (Günde bir taşı binâ yı ömrümün düştü yere,Can yatar gafil, binası oldu viran bîhaber.… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • gâfil — (A.) [ ﻞﻓﺎﻏ ] habersiz …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • gafil avlamak — (birini) umulmadık, beklenmedik bir zamanda yakalamak, zor duruma düşürmek Nasıl sinsice yaklaşmıştı baykuş, düşmanlarını nasıl gafil avlamıştı. C. Meriç …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gafil avlanmak — beklenmedik bir sırada yakalanmak, habersiz ve hazırlıksız bir anda bir olayla karşılaşmak, zor duruma düşürülmek Atatürk bizden ayrılınca öbür sınıflara da girmiş. Fakat onlar bizim gibi önceden hazırlanmadıklarından gafil avlanmışlar. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çıçan — gafil, ferzane, hiredmend …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • usal kişi — gafil, iş bilmeyen I, 122 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • usayuk (er) — gafil (adam) I, 160 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • EZHEL — Gafil kimse. Gaflette bulunan kişi. * Pek dalgın …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • GARRE — Gafil kişi, gaflette bulunan kimse …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MÜTEGAFİLANE — Gafil gibi davranarak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.