fakirhane

is., esk., Ar. faḳīr + Far. ḫāne
1) Düşkünler yurdu
2) mec. Alçak gönüllülük göstermek için kendi evinden bahsederken kullanılan bir söz

Yusuf Ali'nin Yıldızlara Karşı'yı yazdığı masa bizim fakirhanede bulunuyor.

- R. N. Güntekin

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • fakirhâne — (A. F.) [ ﻪﻥﺎﺧﺮﻴﻘﻓ ] bendenizin evi …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • FAKİRHÂNE — Mütevazilikle söz söyleyen kişinin evi …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • fakir — sf., Ar. faḳīr 1) Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı En fakir köyler taştandır ve üstü kiremittir. F. R. Atay 2) Olması gerekenden az Seni fakir, soluk bir dekor içinde görmek istemem. M. Yesari 3) is. Hindistan da yokluğa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hane — is., Far. ḫāne 1) Ev, konut 2) Ev halkı Oğlan iyiydi; becerikli, yumuşak huyluydu ama hanesi kalabalıktı. N. Cumalı 3) Bir bütünü oluşturan bölümlerden her biri, bölük, göz Dama tahtasında altmış dört hane vardır. 4) mat. Basamak 5) müz. Klasik… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.