eşelemek

-i
1) Toprak, kül gibi toz durumunda bulunan şeyleri hafifçe kazıp karıştırmak

Eşeledik külleri, kıvılcımlar parladı.

- C. Uçuk
2) Dağıtıp karıştırmak

Canan'ın odasında, ayaklarıyla yorganı eşeleyip karyolayı sarsarak hıçkırırken buldu.

- P. Safa
3) mec. Bir işin, sorunun aslını anlamaya çalışmak, kurcalamak

Bunu burada eşeleyip kimseyi üzmek istemeyiz.

- H. Taner

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • eselemek — herşeyi düzgün yapmamak …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • eselemek beselemek — nsz Kandırmak için her türlü yola başvurmak, allem etmek kallem etmek Eseledi beseledi, bizi kandırdı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • eşeleme — is. Eşelemek işi Anadolu yu ana yurt saymaya, topraklarımızın tarihini onunla eşelemeye Atatürk ile başlamışız. S. Eyuboğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • eşelenmek — nsz 1) Eşeleme işi yapılmak Dünyanın sorunları eşelendikçe altından yeni sorunlar çıkıyor. S. Birsel 2) Bulunduğu yeri kendi kendine eşelemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kurcalamak — i 1) Ellemek, karıştırarak bakmak Radyoyu kurcalayıp iyice bozdu. 2) Sivri bir şey sokup karıştırarak zorlamak Kilidi kurcalamışlar. 3) Karıştırıp azdırmak, tahriş etmek Çıbanı kurcalamamalı. 4) mec. Meşgul ve rahatsız etmek Bu sorunun cevabı… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.