albüminli


albüminli
sf.
İçinde albümin bulunan

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • fibrin — is., biy., Fr. fibrine Kan ve lenf serumunda bulunan albüminli bir madde …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • glüten — is., Fr. gluten 1) Katı cisimlerin parçalarını birbirine yapıştıran bir tür madde 2) kim. Tahıl unlarından nişasta çıkarıldıktan sonra geri kalan albüminli madde Birleşik Sözler glüten ekmeği glüten tutkalı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • pepsin — is., biy., Fr. pepsine Mide mukozasının salgıladığı albüminli besinleri peptona çeviren enzim …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • pepton — is., biy., Fr. peptone Vücutça özümlenebilecek duruma gelmiş albüminli besin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tatlı badem — is., bit. b. Yağ bakımından zengin, albüminli maddeler, şekerler ve E vitamini içeren, içi şekercilikte, çikolata ve badem şurubu yapımında kullanılan lezzetli bir tür badem (Prunus dulcis) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • KAZEİN — Fr. Sütte bulunan albüminli maddeler …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MADDE-İ MUSAVVİRE — Tıb: Kanın küreciklerinden başka gıda maddesinden olup, azot ve sair maddeleri içine alan sulu cisim. Canlı hücrelerin vücudunu teşkil eden ve içinde çoğunun çekirdek bulunan albüminli madde. Protoplazma …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • PROTEİN — Lât. Tıb: Albüminli besleyici madde …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük


Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.