enstantane

is., Fr. instantané
1) Işıklama süresi saniyenin 1/25'i veya daha kısa olan hızlı bir hareketi çekme yöntemi
2) Bu yöntemle çekilen fotoğraf

Bir iki enstantane denemesi yapmak istiyorum.

- Ç. Altan
3) sf. Anlık

Yazmanın çok enstantane bir düşünce olduğunu biliyorum.

- S. F. Abasıyanık
Birleşik Sözler

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • enstantane fotoğraf — is. Enstantane …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • anlık — sf., ğı 1) Kısa süren, bir an içinde olan, enstantane Beni hatırlatıyor, benimle olmayı anlık bir duygu hâlinde olsa da istiyor muydu? T. Buğra 2) is., ruh b. Duyu ve iradeden ayrı olarak düşünülen bilme melekesi, anlama gücü, usa vurma,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • fotoğraf — is., Fr. photographe 1) Görüntüyü, ışığa karşı duyarlıklı cam, kâğıt vb. bir yüzey üzerinde özel makine ile tespit etme yöntemi 2) Bu yöntemle aktarılarak çoğaltılan resim, foto Bir de yadigâr olmak üzere fotoğraf bıraktı. Ö. Seyfettin Birleşik… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.