emzikli

sf.
1) Emziği olan
2) Çocuğunu emziren (kadın)

Vapuru dolduran emzikli annelerin yüzlerine dikkatle bakarak saadetlerine imrendi.

- P. Safa

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • emiglig işler — emzikli kadın I, 153 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • RAZIA — Emzikli, çocuklu kadın …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • biberon — is., Fr. biberon Genellikle süt çocuklarına süt ve sulu yiyecekleri içirmekte kullanılan emzikli şişe …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • demlik — is., ği İçerisinde çay demlenen emzikli kap …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gülabdan — is., esk., Far. gul + ābdān Gül suyu serpmek için kullanılan, ağzı emzikli, armut biçiminde küçük kap …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ibrik — is., ği, Ar. ibrīḳ Su koymaya yarayan kulplu, emzikli kap Maden ibrikler büyük bir sanatla yapılırdı. F. R. Atay Birleşik Sözler leğen ibrik suibriği …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sütnine — is. Bebeğe süt vermek için para ile tutulmuş kadın Taze süt kokusu değil de hani emzikli kadınlara, sütninelere has, o biraz ekşi, kekremsi koku vardır ya, o... H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • testi — is., Far. destī 1) Geniş gövdeli, dar boğazlı, emzikli veya emziksiz olabilen, toprak, cam, metal vb. maddelerden yapılan su kabı Kamış duvarlı yığın yığın evler, tüten dumanlar, başlarında testilerle sudan dönen kızlar gördük. R. H. Karay 2) sf …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • beşikliğ uragut — beşikli, emzikli kadın I, 509 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • BÜLBÜLE — (C.: Belâbil) Emzikli bardak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.