ek

is.
1) Bir şeyin eksiğini tamamlamak için ona katılan parça

Yazının ekleri.

2) Bir gazete veya derginin günlük yayımından ayrı ve ücretsiz olarak verdiği parça, ilave

Gazetenin haftalık sanat ve edebiyat eki.

3) Sonradan katılan, dikilen, yapıştırılan parçanın belli olan yeri
4) İki borunun birbirine birleştirildiği yer
5) sf. Eklenmiş, katılmış

Okul müdürüyken, okulun ek inşaatında hamallarla birlikte çalışmış.

- H. Taner
6) dbl. Kelime türetmek veya kelimenin görevini belirtmek için kullanılan şekil verici ses veya sesler, lahika
Birleşik Sözler
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.