alabacak


alabacak
sf., -ğı, hlk.
1) Ayağı sekili (at)
2) Ara bozucu, dönek, uğursuz (kimse)

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • ala — sf. 1) Karışık renkli, çok renkli, alaca Ala kilim eskimiş. 2) is. Alabalık 3) hlk. Açık kestane renginde olan, ela (göz) 4) is., hlk. Kekliğin boynundaki siyah halka Birleşik Sözler alabacak alabalık alabaş alaçam ala gün …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bacak — is., ğı, anat. 1) Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü Yorgun vücudunu zahmetle taşıyan ince bacakları üstünde doğruldu. P. Safa 2) anat. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ 3) Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan… …   Çağatay Osmanlı Sözlük


Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.