donanmak

nsz
1) Giyinip kuşanmak, süslenmek
2) -le Yayılıp kaplanmak

Baharda ağaçlar çiçeklerle donandı.

3) -le Işıklı duruma gelmek, ışıklarla bezenmek

Bu gördüğünüz yol şenlik gecesi gibi ardı arası kesilmez sıra sıra otomobillerin fenerleriyle donanırdı.

- R. N. Güntekin
4) Gerekli nesneler bir araya getirilip süslenmek, gösterişli duruma getirilmek

Kırk türlü kuru yemişle donanmış masanın ortasına dikilmiş bir ince, ufak mum vardı.

- A. Gündüz

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • Грамматика турецкого языка — Турецкий язык относится к агглютинативным (или «приклеивающим») языкам и, тем самым, существенно отличается от индоевропейских. Содержание 1 Морфология 1.1 Гармония гласных 1.2 Число …   Википедия

  • cennetleşmek — nsz 1) Cennet durumuna girmek 2) mec. Cennetin güzellikleriyle donanmak İki dolu kadeh daha çekti, dünya cennetleşir gibi oldu. H. R. Gürpınar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • donanma — is. 1) Donanmak işi 2) Belli bir amaçla kullanılan gemilerin bütünü 3) Bayramlarda, sevinçli günlerde bayrak, ışık kullanıp fişek yakarak yapılan şenlik, donanma gecesi 4) den. Bir devletin deniz kuvvetleri, armada Donanmanın topları ormanın… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.