aktarılmak


aktarılmak
nsz
Aktarma işine konu olmak

O, şimdi kulaktan kulağa aktarılan anekdotları, nefis ve veciz esprileri ile anılageliyor.

- H. Taner

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • aktarılabilmek — nsz Kolayca aktarılmak, aktarılma imkânı veya olasılığı bulunmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aktarılıvermek — nsz Çabucak aktarılmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aktarılma — is. Aktarılmak işi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • göz bankası — is. Gerektikçe başkalarına aktarılmak için ölümlerinden hemen sonra gönüllülerin gözündeki saydam tabakanın alınıp saklandığı göz kliniği …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • verici — is. 1) Veren, verme yanlısı kimse Cahilden kral olur ama tarihe vesika verici olmaz. A. Gündüz 2) Çıkar gözetmeksizin her türlü yardımı yapan, esirgemeyen kimse 3) fiz. Elektromanyetik dalgalar yardımıyla işaret, ses ve görüntü iletmeye yarayan… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kamanço edilmek — yüklenmek, aktarılmak, elden ele geçirilmek Bu ödev kendisine kamanço edilen eleştirmen arkadaş... H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük


Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.