doğru orantı

is., mat.
Birbirine bağlı olan ve biri arttığında öteki de artan iki büyüklük arasındaki bağıntı

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • doğru — sf. 1) Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı 2) Gerçek, yalan olmayan Doğru haber. 3) Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur. A. Gündüz 4) is. Gerçek, hakikat Söyleyin… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • orantı — is. 1) Bir şeyi oluşturan parçaların kendi aralarında ve parçalarla bütün arasında bulunan uygunluk, oran, tenasüp 2) mat. Birincinin ikinciye oranı, üçüncünün dördüncüye oranına eşit olan dört terim arasındaki bağıntı, orta Birleşik Sözler doğru …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • orantılı — sf. 1) Bir orantıyla ilgili olan, aralarında orantı bulunan, mütenasip Gazetecilik de spor da o kitlelerin genel seviyesiyle doğrudan orantılıdır. H. Taner 2) mat. Bir niceliğin iki, üç, ... kez çoğalması veya azalması başka bir niceliğin o… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • orta — is. 1) Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler. Y. K. Karaosmanoğlu 2) Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre Yılın ortası.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.