dışarı

is.
1) Dış çevre, dış yer, hariç, içeri karşıtı

Dışarıda yağmur yağıyor.

- S. F. Abasıyanık
2) Kişinin konutundan ayrı olan yer

Dışarıda, çocuklar birdirbir oynamaya dalmışlardı.

- A. İlhan
3) Yurt dışı

Dışarıyla iyi geçiniyorduk, Yunanlılarla az kalsın birleşecek kadar sıkı fıkı idik.

- B. Felek
4) zf. Dışa, dış çevreye

Artık komutanlardan başka hiç kimse dışarı çıkmazdı.

- A. İlhan
Birleşik Sözler
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • dışarı — is. Bayır, çöl, eşik. Dışarı baxmaq. – Qızıl Arslan Səba xanımın saraydan dışarı çıxdığı zaman heç kəsə bildirmədən həbsə alınmasını və edam edilməsini tapşırmışdı. M. S. O …   Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti

  • dışarı atmak — 1) kovmak Nevin ikisini de köpekler gibi kapıdan dışarıya atabilirdi. S. F. Abasıyanık 2) zararlı bir maddeyi terleme, idrar vb. yollarla vücuttan çıkarmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dışarı çıkmak — büyük abdest yapmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dışarı vurmak — belli etmek, açıklamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Popçular Dışarı — Infobox Album Name = Popçular Dışarı Type = Live Album Artist = Mezarkabul Released = 1998 Recorded = 1998 Genre = Heavy metal Length = Label = Raks Music Producer = Reviews = Last album = Anatolia (1997) This album = Popçular Dışarı (1998) Next… …   Wikipedia

  • kapı dışarı etmek — kovmak, dışarı atmak Sizin hepinizi kapı dışarı edecekler. Çünkü kaçak işçiye memlekette iş yok. M. İzgü …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dediğinden (dışarı) çıkmak — sözünü dinlememek Dediğimden dışarı çıkarsa kendi bilir …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sözüm meclisten dışarı — konuşma arasında çirkin bir söz kullanmak gerektiğinde o sözden orada bulunanların alınmamasını belirtmek için söylenen bir söz Gülseren, sözüm meclisten dışarı, uygunsuz bir çift yakalamış bekçi, dedi. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • mart içeri, pire dışarı — tedirgin edici biri geldiğinde gitmeye kalkan kimseler için kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dili bir karış dışarı çıkmak (veya sarkmak) — koşmaktan, yürümekten ve yorulmaktan çok susamak Koştu koştu da dili bir karış sarktı. S. F. Abasıyanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.