dış asalak

is., -ğı, hay. b.
Konakçının üzerinde yaşayan ve çoğunlukla kan emen asalak

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • asalak — is., ğı, biy. 1) Bir canlıda sürekli veya geçici yaşayarak ona zarar veren başka canlı, parazit 2) sf., mec. Başkalarının sırtından geçinen (kimse), abacı, ekti, otlakçı, tufeyli Birleşik Sözler asalak bilimi dış asalak iç asalak tam asalak yarı… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dış — is. 1) Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı Hafta sonunda şehrin dışına çıkıyoruz. Şehrin artık dışındayız. Bostanlar, bağlar, sürülmüş tarlalar. A. Haşim 2) Bir konunun kapsamına girmeyen şey 3)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • — is. 1) Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı Deniz gecenin içinde, gece denizin içindedir. Ç. Altan 2) Oyuk şeylerin boşluğu 3) Cisimlerin yüzeyleri arasında kalan her nokta Tahtanın içi… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.