deprem

is., coğ.
Yer kabuğunun derin katmanlarının kırılıp yer değiştirmesi veya yanardağların püskürme durumuna geçmesi yüzünden oluşan sarsıntı, yer sarsıntısı, hareket, zelzele
Birleşik Sözler

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • deprem bilimci — is. Deprem bilimiyle uğraşan kimse …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • deprem ocağı — is., coğ. Deprem dalgalarının başladığı nokta, hiposantır …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • deprem ortası — is., jeol. Deprem dalgalarının yeryüzündeki orta yeri, episantır …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • deprem bilimi — is. Depremleri, yer sarsıntılarını inceleyen bilim, sismoloji …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • deprem bölgesi — is., coğ. Depremlerin sık sık oluştuğu, gevşek ve kırık yer altı kuşağı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • deprem konteyneri — is. Doğal afet zamanlarında kullanılmak üzere gereksinim duyulabilecek çadır, battaniye, ilk yardım ve kurtarma malzemelerini barındıran, yerleşim merkezlerinde belirli noktalara konulan özel büyük dolap …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • deprem kuşağı — is., coğ. Depremlerin oluştuğu belli bir düzlemde yer alan bölgeler …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • deprem merkezi — is., coğ. Depremin oluştuğu odak nokta ve yayıldığı yer …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • artçı deprem — is. Asıl depremden sonra meydana gelen şiddet ve büyüklük bakımından daha küçük olan deprem, artçı sarsıntı, artçı şok …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • eş deprem — is., jeol. Çeşitli yerlerde aynı hızla duyulmuş olan deprem …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.