aklamak

-i, huk.
1) Suçsuz veya borçsuz olduğu yargısına vararak birini temize çıkarmak, tebriye etmek, ibra etmek
2) mec. Başarılı gösterilmek, değerli olarak nitelendirilmek

Bir kitabın çok satmasında o kitabı aklayıcı nedenler pek özel durumlara bağlıdır.

- N. Cumalı

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • kara para aklamak — yasa dışı yollarla elde edilen parayı yasallaştırmak için yatırım yapmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ibra etmek — aklamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tebriye etmek — aklamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aklama — is. Aklamak işi, ibra Birleşik Sözler aklama belgesi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aklayıvermek — i Çabucak aklamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kara para — is. Yasa dışı yollardan sağlanan kazanç Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller kara para aklamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.