akidesi bozuk


akidesi bozuk
sf., -ğu
İnancı bozulmuş olan (kimse)

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • bozuk — 1. sf., ğu 1) Bozulmuş olan Daracık ve bozuk kaldırımlardan çamurlu sular akıyordu. T. Buğra 2) Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ) Ağzındaki birkaç bozuk dişten şüphe ettim. R. N. Güntekin 3) is. Madenî para, bozuk para Hiç olmazsa birkaç… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • akide — 1. is., Ar. ˁaḳīde Şekerin kaynatılarak katılaşması yolu ile yapılan, renkli ve kokulu, ağızda güç eriyen şeker, akide şekeri Ağızları ve elleri yaladıkları akideden kıpkırmızı bir hâlde geçiyorlardı. Y. K. Beyatlı Birleşik Sözler akide şekeri 2 …   Çağatay Osmanlı Sözlük


Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.