dar gelirli

sf.
Geliri normal bir geçim sağlamaya yetişmeyen, geçim sıkıntısı çeken (kimse)

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • dar — 1. is., esk., Far. dār İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk Birleşik Sözler darağacı 2. sf. 1) İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı Dar elbise. Dar ev. 2) Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz, mikro… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dar gelirlilik — is., ği Dar gelirli olma durumu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gelir — is. 1) Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para, varidat Saklanan bir gelir vardı ki aç, çıplak kalmıyorlardı. M. Yesari 2) Bir ekonomik birimin belli bir süre içinde kazandırdığı aylık, kira vb. getiri, varidat,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HATREBE — (Hatribe) Dar gelirli olmak. * Maaş sıkıntısı. * Gevezelik etmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • gelirlilik — is., ği Gelirli olma durumu Birleşik Sözler dar gelirlilik …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • orta direk — is., ği 1) Çadırda veya çeşitli yapılarda merkezî ağırlığı yüklenen ve dengeli dağılımı sağlayan direk Orta direğin yanında ayakta duran iki delikanlıdan biri başını salladı. N. Araz 2) mec. Toplumun memur, emekli, küçük esnaf, küçük çiftçi gibi… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.