dakika başı

zf.
Çok sık bir biçimde, arka arkaya

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • dakika — is., Ar. daḳīḳa 1) Bir saatlik zamanın altmışta biri On dakika bir mecliste insanların susması korkunç bir şeydir. S. F. Abasıyanık 2) An, zaman Bundan sonra sizi her dakika arayacağım. C. Uçuk 3) mat. Bir derecenin altmışta biri Birleşik Sözler… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • baş — 1. is., anat. 1) İnsan ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız vb. organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm, kafa, ser Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. N. Cumalı 2) Bir topluluğu yöneten kimse …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ders — is., Ar. ders 1) Öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi Mektepten kaçmıyor, bazı derslerden zevk alıp saatlerce çalıştığım oluyordu. S. F. Abasıyanık 2) Bu bilgi aktarımı için ayrılan süre Dersin bitmesine beş dakika var. 3)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.