çift çubuk

is., -ğu
1) Çiftçilik yapabilmek için gereken her türlü araç

Kendi taksiratı haricinde parası çoğalınca çiftini çubuğunu bıraktı.

- Ö. Seyfettin
2) Mal mülk, para edebilecek bütün varlıklar

Çiftini çubuğunu satarak İstanbul'a gelip kızına kavuşan bir kadıncağız...

- P. Safa
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • çift — sf., Far. cuft 1) Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler) 2) is. Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş Kocası İtalyan, karısı Sırbistanlı olan bu çift ile araları pek iyi idi, ailece de görüşüyorlardı. R. H. Karay 3) is. Toprağı sürmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çubuk — is., ğu 1) Körpe dal Asma çubukları taze de duman yapıyor, duman kaçtı gözüme. C. Uçuk 2) Değnek biçiminde ince, uzun ve sert olan şey Sıcak bir demir çubuktan niçin elini çekiyorsun? H. C. Yalçın 3) Tütün içmek için kullanılan uzun ağızlık… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • zelve — is., Rum. Çift öküzünün boyunduruktan çıkmaması için boynunun iki yanından boyunduruğa, aşağıya doğru geçirilen çubuk …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.