çıtlatmak

-i
1) Bir şeyden "çıt" sesi çıkarmak

Asabiyetle parmaklarını çıtlattı.

- A. Gündüz
2) Antep fıstığının kabuğunu aralamak
3) İş parçalarının bazı yerlerini oyup çıkarmadan makasla kesmek
4) -i, -e, mec. Bir kimseye, bilmediği bir şeyden ancak sezdirecek kadar söz etmek

Kim bana bu sevdanın sonu çıkmaz olduğunu hafif yollu çıtlatacak olsa kırılarak karşı çıkıyor, çıtlatana düşman kesiliyordum.

- N. Cumalı

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • çıtlatıvermek — i Çabucak çıtlatmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çıtlatma — is. 1) Çıtlatmak işi 2) Antep fıstığının kabuğunu aralama …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • FERKAA — Parmak çıtlatmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • NAKR — Oymak, kazmak. Taş oymak. * Kuşun yem toplaması. * Vurmak. * Sıklık vermek. * Ağaç üstüne nakşetmek. * Tanbur çalmak. * Üflemek. * Dille ıslık çalmak. * Parmak çıtlatmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İŞMAM — Hafif olarak duyurmak, koklatmak. Hissettirmek. * Kibirden dolayı başı dik yürümek. * Tecvidde: Bir harfe zamme veya kesre vermek ve bunu hafifçe hissettirmek. Harfin sesini genizden hissettirmek, biraz duyurmak, harfi çıtlatmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.