aile ocağı


aile ocağı
is.
Ailenin kurduğu, yerleştiği, geliştirdiği ev

Neşeli, memnun bir aile ocağı vücuda getireceğiz.

- H. C. Yalçın

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • aile — is., top. b., Ar. ˁaˀile 1) Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik 2) top. b. Karı, koca ve çocuklardan oluşan topluluk En büyük cevizin altını kalabalıkça …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ocağı sönmek — aile dağılmak, yok olmak, çoluk çocuk yok olmak Aşk tuzakları birçok ocakların sönmesine sebep olmuştur. F. R. Atay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ocak — is., ğı 1) Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer Üç balıkçı güneş batarken kumların üzerine iki taştan bir ocak yaptılar ve ateş yaktılar. Halikarnas Balıkçısı 2) Şömine Ocağın önünde oturup acayip bir… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • emel — is., Ar. emel Gerçekleştirilmesi zamana bağlı istek Büyük emeller benim bir aile ocağı kurmama da mâni olmuştu. R. N. Güntekin Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller emel beslemek emeline alet etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HARÎM-İ İSMET — Namus ocağı, mukaddes ocak. Kudsi âile yuvası …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük


Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.