çıkagelmek

nsz
Beklenmedik bir zamanda gelmek

Hey gidi Miralay Ferit, hiç değişmez, çıkınında biraz üzüm, biraz incir, ağzında acı tatlı türlü savaş anısı, böyle çıkagelir.

- A. İlhan

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • çıkagelme — is. Çıkagelmek işi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • damlamak — e 1) Damla durumunda tane tane düşmek Örtüye yağ damlamış. 2) nsz İçindekini damla damla akıtmak Musluk damlıyor. 3) nsz, e, mec. Bir yere çağrılmadan, çekinmeden gitmek, çıkagelmek Herkes yattıktan sonra şu fıstık ağacının altına damla. P. Safa… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sökmek — i, er 1) Bir şeyi bulunduğu yerden kuvvet kullanarak veya gevşeterek çıkarmak, çekip ayırmak Bu çoban öyle güçlü görünüyor ki şu yandaki ağacı kavrasa dibinden söker götürür. Y. Kemal 2) Kurulmuş bir şeyi parçalarına ayırmak Makineyi sökmek. 3)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • üstüne gelmek — (bir şeyin) bir şey yapılırken veya konuşulurken çıkagelmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.