çektirmek

nsz
1) Çekme işini yaptırmak

Karıcığım, seninle şöyle yan yana bir resim çektirelim.

- P. Safa
2) Birini sıkıntılı duruma sokmak, içinden çıkılamaz duruma düşürmek

Allah çektirmesin!


Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • çarka vermek (veya çarka çektirmek) — kesici araçları bileği çarkı ile biletmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • el çektirmek (veya çektirilmek) — görevinden uzaklaştırılmak Sorumluları tespit edildi, işten el çektirildi. M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • işten el çektirmek — görevden uzaklaştırmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çıkarmak — den 1) Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak Cebinden maroken kaplı bir defter çıkardı. Ö. Seyfettin 2) i Sonunu getirmek Bu para ile ayı çıkarırız. 3) i Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek 4) i Bulmak, ortaya koymak… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çark — is., Far. çarḫ 1) Bir eksenin döndürdüğü tekerlek biçimindeki makine parçası Çarklar dönüyor, küçük çark büyüğünü döndürüyor. S. F. Abasıyanık 2) ask. Herhangi bir askerî birliğin, biçimini ve düzenini bozmadan kanatlarından biri çevresinde… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çektirme — is. 1) Çektirmek işi Mebus adayları gibi bunları da fotoğraf çektirmeye gider gibi kılık kıyafetlerinden tanımak güç değildi. R. N. Güntekin 2) den. Çektiri 3) den. Yaklaşık 30 50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık 4)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • figüran — is., Fr. figurant 1) Genellikle tiyatro ve sinemada, konuşması olmayan veya konuşması çok az olan rollere çıkan kimse Bulunduğu yerin bir figüranlar ve artistler kahvesi olduğunun farkında bile değildi. S. F. Abasıyanık 2) mec. Bir toplumda, bir… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • inletmek — i 1) İnlemesine yol açmak 2) mec. Çok eziyet vermek, eziyet çektirmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • — is. 1) Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma İş bittikten sonra denize karşı sigara içilir. S. F. Abasıyanık 2) Bir değer yaratan emek 3) Birinden istenen hizmet veya birine verilen… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kıvrandırmak — i 1) Kıvranmasına neden olmak 2) mec. Çok üzmek, acı çektirmek Beni kıvrandırmak hoşuna mı gidiyor? T. Buğra …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.