ahlaklı


ahlaklı
sf.
Ahlak kurallarına bağlı, bunlara uygun davranan (kimse)

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • ahlakli — ahlákli [b] (I)[/b] prid. <indekl.> DEFINICIJA koji je bez poroka; čedan, moralan, pristojan [ahlakli djevojka] ETIMOLOGIJA vidi ahlak …   Hrvatski jezični portal

  • ahlakli — ahlákli [b] (II)[/b] pril. DEFINICIJA reg. čedno, moralno, pristojno ETIMOLOGIJA vidi ahlak …   Hrvatski jezični portal

  • bilge — sf. Bilgili, iyi ahlaklı, olgun ve örnek (kimse), hakim Goethe, insanlarla ilgili her şeyi söyleyip tüketmiş bir bilgedir. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • canı cebinde — sf. Zayıf ahlaklı (kimse) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • doğru — sf. 1) Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı 2) Gerçek, yalan olmayan Doğru haber. 3) Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur. A. Gündüz 4) is. Gerçek, hakikat Söyleyin… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • edepli — sf. 1) Uslu, ince, iyi ahlaklı, terbiyeli, müeddep 2) zf. Ahlaka uygun bir biçimde İstanbul daki patronun edepli bulmadığı yazı buydu. Ç. Altan Birleşik Sözler edepli edepli …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gerçek — sf., ği 1) Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakiki Kâğıt paranın saymaca değeri varsa da gerçek değeri yoktur. 2) is. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat 3) Aslına uygun… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • haluk — sf., esk., Ar. ḫalūḳ Temiz huylu, iyi ahlaklı Ahmet Naci, ağırbaşlı, çalışkan ve haluk bir gençti. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • nezih — sf., esk., Ar. nezīh Temiz, temiz ahlaklı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • onat — sf., esk. 1) Özenli, düzgün, uygun 2) Yararlı 3) Dürüst, iyi ahlaklı …   Çağatay Osmanlı Sözlük


Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.