çakır pençe

sf.
Tuttuğunu koparan, giriştiği veya ele aldığı her işi başaran, becerikli (kimse)

Dudu, romanesk görünüşüne rağmen son derece tutumlu ve çakır pençe bir ev kadınıydı.

- R. N. Güntekin

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • çakır — 1. is., esk. Şarap 2. sf. 1) Açık mavi, hareli ela (göz) Soluk esmer renkli, çakır gözlü, ağır tavırlı, az konuşur bir delikanlıydı. M. Ş. Esendal 2) is. Çakırdoğan Birleşik Sözler çakır ayaz çakır çukur çakırdiken çakırdoğan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • pençe — is., Far. pence 1) Yırtıcı hayvanların ön ayaklarının parmaklarıyla tırnakları Kuş, beni görünce korktu, pençesinde yılanla havalandı. M. Ş. Esendal 2) Ayakkabının tabanındaki kösele 3) mec. Etkisinden kurtulmak olanaksız, etkisi çok olan güç Bu… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.