ağrıtmak


ağrıtmak
-i
Ağrımasına yol açmak

Bu koku başımı ağrıttı.


Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • agrıtmak — ağrıtmak I, 261 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • ağrıtmak — icâ ve ilam etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • baş ağrıtmak — tedirgin etmek, bıkkınlık vermek, can sıkmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • başını ağrıtmak — 1) gereksiz sözlerle birini bunaltmak 2) bir iş için birini tedirgin etmek, uğraştırmak İkide bir ah Çingeneler vah Çingeneler diye gelip böyle başımı ağrıtma. O. C. Kaygılı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • baş — 1. is., anat. 1) İnsan ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız vb. organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm, kafa, ser Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. N. Cumalı 2) Bir topluluğu yöneten kimse …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağrıtma — is. Ağrıtmak işi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • izaç etmek — bunaltmak, tedirgin etmek, baş ağrıtmak Fısıltıları bu sakin adamı gıdıklıyor, izaç ediyor. H. E. Adıvar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • su kaçırmak — 1) su sızdırmak 2) argo baş ağrıtmak, can sıkmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tasdî' — (A.) [ ﻊیﺪﺼﺕ ] baş ağrıtma, rahatsız etme. ♦ tasdî etmek baş ağrıtmak, rahatsız etmek …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • acıtmak — talhnak etmek, cansuz ve meraretli ve şedid olmak, ağrıtmak, tefcih etmek, cefa ve eziyet vermek …   Çağatay Osmanlı Sözlük


Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.