ağızlık


ağızlık
is., -ğı
1) Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç

Kiraz, bilir miydi ki günün birinde tütün diye bir ot çıkacak ve insanlar bunu içmek için dallarını kesip kesip ağızlık yapacak?

- R. H. Karay
2) Nefesli çalgılarda ağza gelen yer
3) hlk. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılan kapak
4) Kuyu bileziği
5) Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç
6) Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes
7) hlk. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer
8) Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm
9) hlk. Bir şeyin başladığı yer
10) hlk. Huni
Birleşik Sözler

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • bünek — ağızlık …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • Mey (instrument) — Infobox Instrument name=Mey names= classification=Double reed range= related= *Sorna *Rhaita *Suona *Sopila *Shawm *Birbynė *Balaban (instrument)The mey is a cylindrical double reed aerophone used in Turkish folk music. Cylindrical in shape and… …   Wikipedia

  • ağızlıkçı — is. Ağızlık yapan veya satan kimse …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çubuk — is., ğu 1) Körpe dal Asma çubukları taze de duman yapıyor, duman kaçtı gözüme. C. Uçuk 2) Değnek biçiminde ince, uzun ve sert olan şey Sıcak bir demir çubuktan niçin elini çekiyorsun? H. C. Yalçın 3) Tütün içmek için kullanılan uzun ağızlık… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • endaze — is., esk., Far. endāze 1) 65 cm boyunda bir uzunluk ölçüsü Birader, bir ağızlık kullanıyor, nah, asgari bir endaze boyunda... A. İlhan 2) mec. Ölçü Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller endazeyi kaçırmak endazeyi şaşırmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • fıskiye — is., esk., Ar. fisḳiyye Suyu yukarıya doğru, türlü biçimlerde fışkırtan ağızlık, fışkırık Bu fıskiyenin sularını yıllarca neşeden çağıldar gibi duymuştum. A. Ş. Hisar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • huni — is., Rum. 1) Bir sıvıyı ağzı dar bir kaba aktarmak için kullanılan koni biçimindeki araç 2) hlk. Ağızlık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kehribarcı — is. Kehribardan tespih, ağızlık vb. şeyler yapan veya satan kimse Ben babamla, annemle gittiğimiz siyah kehribarcıları şimdi bir masal gibi hatırlıyorum. A. H. Tanpınar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • korno — is., esk., İt. corno 1) Savaşlarda çağrı aracı olarak kullanılan boynuz veya fil dişi boru 2) müz. Bir ağızlık, kendi üzerine dolanmış koni biçiminde uzun bir boru ve ağzı genişçe açılan bir kulaklıktan oluşan üflemeli bakır çalgı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • süpürge otu — is., bit. b. Fundagillerden, çiçekleri pembe, küçük bir çana benzeyen, işlenmemiş topraklar üzerinde yetişen, kökünden ağızlık, dallarından kaba süpürge yapılan, çalı görünüşünde bir bitki, süpürge çalısı, funda, erika (Erica) …   Çağatay Osmanlı Sözlük


Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.