canlı yayın

is.
Daha önceden herhangi bir gereç üzerine kaydedilmemiş olay, gösteri, toplantı ve etkinlikleri gerçekleştiği anda alıcı aracılığıyla radyo ve televizyondan aktarma

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • canlı — sf. 1) Canı olan, diri, yaşayan Bütün canlıların kendilerini yarı baygın, uykulu, hareketsiz bir tembelliğe bıraktıkları saatler başlamıştı. N. Cumalı 2) Güçlü, etkili, hareketli, hayat dolu Recep çok canlı bir adamdı. S. F. Abasıyanık 3) Dikkat… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yayın — is. Basılıp satışa çıkarılan kitap, gazete gibi okunan veya radyo, televizyon aracılığıyla halka sunulan, duyurulan, iletilen şey, neşriyat Birleşik Sözler yayın dışı yayınevi yayın organı canlı yayın kablolu yayın muzır yayın …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • naklen yayın — is. Bazı olay, gösteri, toplantı, etkinlik vb.nin gerçekleştiği ve yapıldığı sırada radyo veya televizyonda duyurulması, gösterilmesi, anlatılması, canlı yayın …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Gül Kendine — Студийный альбом Mor ve Ötesi Дата выпуска 2001 Записан 2001 …   Википедия

  • organ — is., anat., Fr. organe 1) Canlı bir vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv Bütün iç organlarım burkulur gibi oldu. N. Cumalı 2) mec. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş Devlet… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.