büyücek

sf., -ği
Biraz büyük, büyüğe yakın

Bir dostumuzun teklifiyle İstanbul'da büyücek bir memuriyet almıştık.

- B. Felek

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • değirmi — sf. 1) Yuvarlak Bir iki tane değirmi, büyücek yufka açmıştı. N. Nâzım 2) Eni boyuna eşit olan (kumaş) 3) is., hlk. Yemeni, yazma, baş örtüsü, mendil Birleşik Sözler değirmi sakal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • erkân minderi — is., esk. Ev ve konaklarda seçkin konukların oturması için yapılmış yer minderi Odanın mukabil iki cihetinde geniş iki sedir, bunların ortasında büyücek bir erkân minderi. H. R. Gürpınar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • etraf — is., ç., Ar. eṭrāf 1) Yanlar, taraflar Her vakit oturdukları büyücek masanın etrafına yerleştiler. P. Safa 2) Çevre, dolay Meçhul kadın korka korka etrafına bakındı. A. Gündüz 3) Bir kimsenin sürekli ilişkide bulunduğu kimseler, yakınlar, muhit… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Garplılaşmak — nsz Batılılaşmak Büyücek memurların, eski devirden kalma paşaların ve bir parça zengin olanların aileleri suni bir kibar âlemi yapmaya çalışırlar ve esaslarını feda ederek sözde Garplılaşırlar, Frenkleşirler. Ö. Seyfettin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • işlemek — i 1) Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek 2) nsz İnce ve süslü şeyler yapmak, nakışlamak Para için işlemediğini iddia eden bu fakir ihtiyar, şüphesiz, sanatının âşığıydı. M. Ş. Esendal 3) e İçine girmek, etkilemek, nüfuz… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sık sık — zf. 1) Az aralıklarla Sahilde sık sık küçük köyler veya büyücek kasabalar birbirini kovalıyor. F. R. Atay 2) Arası çok geçmeden, az aralıkla, sık olarak, sıkça Sık sık arkama dönüyor, dişlerini kısıyor, etraftan yardımcı bekliyordu. R. H. Karay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • vehmetmek — nsz, der, Ar. vehm + T. etmek Yersiz korkuya, kuşkuya düşmek, kuruntuya kapılmak, evhamlanmak Kollarını ... çaprazvari bağlamış, beyaz ve biraz büyücek elleri, futbolla gittikçe büyür vehmettiği pazılarını yokluyor gibi. Ö. Seyfettin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çopan aldatan — kırlangıçdan büyücek bir kuş dir. | …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kelgüsan — sulu şeyleri süzmeye yarayan, delikli büyücek bakır kap …   Beypazari ağzindan sözcükler

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.