bulunmak

nsz
1) Bulma işine konu olmak

Yerde para bulundu.

2) -de Herhangi bir durumda olmak

Hayırlı bir işe yardımda bulunmuş oluyorsunuz.

- R. H. Karay
3) -de Bir yerde olmak

İçinde bulunduğumuz tarihte Osmanlı Devleti'nin temelleri çökmüş, ömrü tamam olmuştu.

- Atatürk
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • bulunmak — II, 143 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • hazır bulunmak (veya olmak) — 1) (bir yerde) bir yerde var olmak, kendi bulunmak 2) (bir yerde) bir şeyi hemen yapabilecek durumda olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tetik bulunmak — tetikte bulunmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • maruz bulunmak (veya olmak) — bir olayın veya bir durumun etkisinde bulunmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yara bere içinde olmak (veya bulunmak) — vücudunda yara, ezik, sıyrık, çürük bulunmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • boş bulunmak — 1) dikkatsiz ve dalgın bulunmak Nasıl boş bulunup o gazeteci kızın resmini çekmesine imkân verdi? A. İlhan 2) söylenmesi sakıncalı olan bir şeyi söyleyivermek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tetikte olmak (veya beklemek veya bulunmak veya durmak) — her an uyanık ve hazır (bulunmak) Onun sakinliği etrafta tetikte bekleyen karısına, çocuklarına da geçti. N. Cumalı Güldane tehlikeyi sezmiş gibi tetikte. T. Buğra …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • elinde bulunmak (veya olmak) — (bir şey) o şeye sahip bulunmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • medhaldar bulunmak — (A. F. T.) parmağı olmak; müdahalesi bulunmak. ♦ medhedilmek övülmek. ♦ medhetmek övmek …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • atıf yapmak (veya atıfta bulunmak) — göndermek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.