bulucu

is.
1) Kâşif
2) Gazları, mayınları, radyoaktif mineralleri, manyetik dalgaları bulmaya yarayan araç, dedektör
Birleşik Sözler

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • ara bulucu — is. Bir anlaşmazlıkta tarafları uzlaştıran kimse, aracı, uzlaştırıcı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ara — is. 1) İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, açıklık, aralık, boşluk, mesafe 2) İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla 3) Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi Öğrenciyle öğretmenin arasının daima iyi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aracı — is. 1) Ara bulucu 2) Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt 3) ekon. İki şey arasında, bağlantı kuran kimse, vasıta 4) ekon. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • buluculuk — is., ğu Bulucu olma durumu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dedektör — is., Fr. détecteur Gaz, mayın, radyoaktif mineral, manyetik dalga vb.ni bulmaya yarayan cihaz, bulucu Birleşik Sözler gaz dedektörü …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • icatçı — is. İcat eden, bulan kimse, kâşif, bulucu İcatçıya yeni şeyler düşündüren, hekime yeni tedavi yolları arattıran ... hep ümittir. Ş. Rado …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kâşif — is., esk., Ar. kāşif Var olan ancak bilinmeyen bir şeyi bulan, ortaya çıkaran kimse, bulucu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • uzlaştırıcı — is. Uzlaşmayı sağlayan kimse, ara bulucu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • izci — izle giderek sariki bulucu, ayak nakşını tanıcı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yulavuc — peygamber, rehnuma, rusul, kilavuz, yol bulucu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.