bulanık

sf., -ğı
1) Bulanmış olan, duru olmayan

Koltuğuna oturdu, Haliç'in bulanık sularına daldı.

- F. R. Atay
2) Bulutlu, kapalı (hava)
3) Açık seçik görünmeyen, net olmayan

Bulanık görüntü.

4) Donuk, anlamsız, fersiz (bakış)

Dimdik oturuyor, bulanık ve ıslak gözlerle ona bakıyordu.

- P. Safa
5) mec. Niteliği tam anlaşılmayan

İzmir-Bursa yolculuğundan dönüşümde ben böyle bulanık bir politika havası içinde bulmuştum.

- Y. K. Karaosmanoğlu
Birleşik Sözler

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • Bulanık — Kop Administration Pays …   Wikipédia en Français

  • bulanik — bulànik prid. <indekl.> DEFINICIJA reg. koji je mutan, oblačan (ob. o vremenu) ETIMOLOGIJA tur. bulanık …   Hrvatski jezični portal

  • Bulanık — is a town and district of Muş Province in the Eastern Anatolia region of Turkey …   Wikipedia

  • Bulanık — Vorlage:Infobox Ort in der Türkei/Wartung/Landkreis Bulanık Hilfe zu Wappen …   Deutsch Wikipedia

  • Bulanik — Original name in latin Bulank Name in other language Bulanik, Bulank State code TR Continent/City Europe/Istanbul longitude 39.09292 latitude 42.27031 altitude 1489 Population 31430 Date 2012 01 18 …   Cities with a population over 1000 database

  • Bulanık — is., k ı, öz. Muş iline bağlı ilçelerden biri …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bulanık — sel tortusu, duru olmayan su …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • bulanık atmak — çamuru atmak …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • boz bulanık — sf., ğı 1) Çok bulanık 2) zf. Çok bulanık bir biçimde …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • MÂ-İ MÜKEDDER — Bulanık su …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.